Liseye İlk Adım: Ortaokul Matematiği Neden Yetmiyor
Ben Mustafa Hoca. On dokuz yılı aşkın süredir matematik anlatıyorum ve her eylül aynı manzarayı görüyorum: ortaokulda dört beş alan, LGS'de fena olmayan bir netle liseye giren öğrenci, kasım ayında ilk yazılıdan beklemediği bir not alıyor. Aile telaşlanıyor, öğrenci "ben aslında matematikçiyim" inancını kaybediyor. Oysa olan şey basit; lise matematiği, ortaokul matematiğinin biraz zorlaşmış hâli değil, başka bir dildir. İşte tam bu geçişi yumuşatmak için 9. sınıf online matematik özel ders düzeni kuruyorum: haftada belirli saatlerde, ekran başında, tek öğrenciye odaklanan bir çalışma.
Farkın nerede olduğunu bir örnekle anlatayım. Ortaokulda "x + 5 = 12 ise x kaçtır" sorusuna alışkın öğrenci, dokuzuncu sınıfta "x reel sayı olmak üzere |x − 3| < 5 eşitsizliğini sağlayan kaç tam sayı vardır" sorusuyla karşılaşıyor. İkisinde de bilinmeyen var, ama ikincisi öğrenciden mutlak değerin ne anlama geldiğini, sayı doğrusunda ne yaptığını ve çözüm kümesinin neden bir aralık olduğunu ister. Sayı bulmayı bilen öğrenci, küme düşünmeyi bilmiyorsa burada takılır. Ücretlerimi ve paket seçeneklerimi ücretler sayfamda açıkça görebilirsiniz; görüşmeye başlamadan önce her şey ortadadır.
Bu yıl bir başka değişken daha var: 2026-2027 öğretim yılında lisenin 9, 10 ve 11. sınıfları Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli programıyla ilerliyor, yalnızca 12. sınıf eski programda kalıyor. Konu adları ve kazanım sıraları okuldan okula farklı zamanlarda işlenebiliyor. Ben bu yüzden hiçbir öğrenciye hazır bir takvim dayatmıyorum; önce çocuğun okulda hangi üniteyi işlediğine bakıyorum, planı onun defterinin üzerine kuruyorum.
Zoom'da Birebir Ders Ne Kadar Verimli Oluyor?
Veliler bana en çok şunu soruyor: "Ekrandan matematik gerçekten öğrenilir mi?" Cevabım net bir evet, ama şartı var. Ekran, öğretmen konuşup öğrencinin izlediği bir yayın hâline gelirse verim düşer. Benim derslerimde ekran ortak bir tahtadır: grafik tabletle yazarım, öğrenci de aynı tahtaya yazar. Bir denklemi ben kurarım, çözümü öğrenci yapar, hatayı ikimiz birlikte görürüz. Türkiye'nin neresinde olursanız olun bu düzeni kurabiliyoruz; nasıl çalıştığını online ders bölümümde ayrıntısıyla anlattım.
Ekranın yüz yüze derse göre üstün olduğu noktalar da var. Yazdığımız her şey ders sonunda kayıtlı kalıyor; öğrenci hafta içi çözemediği soruya bakarken o günkü tahtayı açıp bakabiliyor. Yol kaybı olmadığı için ders saatini akşam geç bir vakte ya da hafta sonu sabahına koyabiliyoruz. Trafik yüzünden yorgun gelen, otuz dakika sonra açılan bir öğrenciyle çalışmak yerine, dinlenmiş bir öğrenciyle altmış dakika tam verim çalışıyoruz.
Dokuzuncu sınıfta ekran düzeninin bir faydası daha var: bu yaştaki öğrenci soru sormaktan çekinir. Sınıfta parmak kaldırıp "hocam anlamadım" demek onun için risklidir. Birebir ekranda üçüncü bir kulak yoktur; öğrenci "burayı hiç anlamadım" demeyi çok daha çabuk öğreniyor. Ben de dersin ortasında "şu satırı sen anlat bana" diyerek sürekli kontrol ediyorum, çünkü sessizlik anlaşıldığı anlamına gelmiyor.
Dokuzuncu Sınıfta Öğrenciyi En Çok Zorlayan Konular
Dokuzuncu sınıfın yükü yıl boyunca eşit dağılmaz. Belirli üç bölge vardır ve öğrencilerin büyük kısmı aynı yerlerde takılır. Bu bölgeleri baştan bildiğim için programı buralara ağırlık verecek şekilde kuruyorum.
Kümeler ve Sayı Kümeleri
Kümeler kolay görünür, çünkü ilk dersler Venn şemasıyla geçer. Zorluk, kümenin bir düşünme aracı olduğu anlaşılmadığında başlar. Öğrenci "doğal sayı, tam sayı, rasyonel sayı, gerçek sayı" ayrımını ezberler ama bir soruda "x tam sayı" ile "x gerçek sayı" arasındaki farkın cevabı tamamen değiştirdiğini fark etmez. Ben bu konuyu her zaman sayı doğrusu üzerinde çalıştırırım: aynı eşitsizliği önce tam sayılarda, sonra gerçek sayılarda çözdürürüm. Biri sayılabilir bir liste verir, diğeri bir aralık verir; öğrenci farkı bir kere görünce bir daha unutmuyor.
Denklemler, Eşitsizlikler ve Mutlak Değer
Yılın en çok soru üreten bölgesi burasıdır. Birinci dereceden denklemleri ortaokuldan getiren öğrenci, eşitsizlikte negatif bir sayıyla bölünce yön değiştirmeyi unutur. Mutlak değerde ise iki durumu ayırmak yerine tek bir çözüm arar. Somut bir tipik hata: |2x − 6| = 4 sorusunda öğrencilerin çoğu yalnızca 2x − 6 = 4 kolunu çözüp x = 5 der ve 2x − 6 = −4 kolundan gelen x = 1'i görmez. Ben bu konuda her zaman "kaç tane cevap bekliyorsun" sorusunu ders alışkanlığı hâline getiririm; öğrenci çözüme başlamadan önce sonucun kaç değerli olabileceğini tahmin etmeyi öğrenir.
Üçgenler ve Geometriye Giriş
Geometri, ortaokulda formül uygulayarak geçilebilen bir alandı. Dokuzuncu sınıfta ise bir şeyin neden doğru olduğunu göstermeniz isteniyor. Kenarortay, açıortay, yükseklik kavramlarının hepsi ayrı ayrı öğrenilip birbirine karıştırılıyor. Benim yöntemim şekli her seferinde öğrenciye çizdirmek. Hazır şekle bakan öğrenci ezberler; şekli kendi çizen öğrenci, açıortayın açıyı ikiye böldüğünü, kenarortayın kenarı ikiye böldüğünü bir daha karıştırmaz. Üçgen eşitsizliğini de sayı vererek değil, üç çubukla üçgen kurmayı deneterek anlatırım.
9. Sınıf Online Matematik Özel Ders Programını Nasıl Kuruyorum?
İlk ders asla konu anlatımı değildir. İlk derste seviye fotoğrafı çekerim: ortaokuldan gelen kesir, oran, üslü ifade ve denklem kurma becerilerini kısa bir taramayla ölçerim. Çoğu öğrencide dokuzuncu sınıf konusunda değil, çok daha geride bir yerde kopukluk çıkar. Bunu bulmadan üzerine yeni konu koymak, çürük zemine kat çıkmaktır. 9. sınıf online matematik özel ders sürecinde ilk üç dört haftayı çoğu zaman bu onarıma ayırıyoruz ve bu, kaybedilen değil kazanılan zamandır.
Sonrasında hafta iki parçaya bölünür: okulun işlediği konu ve temel onarımı. Okul üçgenlerdeyse ders saatinin bir bölümü üçgenlere, kalanı eksik bulunan alt yapıya gider. Böylece öğrenci ne okulda geride kalır ne de boşluğu büyütür. Her ders sonunda kısa bir ödev veririm; uzun listeler değil, o gün konuşulan hatayı hedefleyen sekiz on soru. Çözülmemiş ödev üzerine yeni konuya geçmem, çünkü bu yaşta süreklilik disiplinden daha önemlidir.
Ölçme kısmını da baştan kurarım. Üç haftada bir küçük bir kontrol yaparım ve sonucu nota değil, hataların türüne göre okurum. İşlem hatası mı, kavram hatası mı, soru okuma hatası mı? Üçünün ilacı farklıdır. İşlem hatası tempoyla, kavram hatası geri dönüşle, okuma hatası ise soruyu parçalara ayırma alışkanlığıyla düzelir. Bu ayrımı yapmayan bir çalışma, aynı yanlışı yıl boyunca tekrar ettirir.
Okul Notu ve TYT Hazırlığı Aynı Masada
Dokuzuncu sınıf velisinin kafasındaki ikinci soru şudur: "Şimdiden sınava mı çalışsın, okula mı?" İkisini ayırmak bence yanlış. Dokuzuncu sınıf konularının önemli bir bölümü zaten TYT'nin gövdesini oluşturuyor; sayılar, denklemler, eşitsizlikler ve temel geometri her yıl karşımıza çıkıyor. Yani okul konusunu gerçekten öğrenen öğrenci, farkında olmadan sınav hazırlığının en zor kısmını yapmış oluyor.
Benim tercihim, dokuzuncu sınıfta sınav baskısı kurmadan sınav diliyle tanıştırmaktır. Konu bittikten sonra o konudan birkaç sınav tarzı soru çözdürürüm; öğrenci ilk kez o formatı on ikinci sınıfta görmesin diye. Sınav sorularında en çok kaybettiren şeyin bilgi eksiği değil, uzun metni yanlış okumak olduğunu bu yaşta göstermek çok değerli. Sık yapılan hataların bir kısmını TYT matematik hataları yazımda ayrıntılı anlattım; dokuzuncu sınıf öğrencisinin de okumasında fayda var.
Bir 9. sınıf online matematik özel ders programının kalıcı faydası da burada ortaya çıkıyor: bu yıl kurulan çalışma düzeni, onuncu ve on birinci sınıfta aynen devam ediyor. Erken başlayan öğrenci on ikinci sınıfa geldiğinde konu öğrenmiyor, yalnızca tekrar ediyor. Aradaki fark bir yıllık zaman değil, öğrencinin sınav yılını telaşla mı yoksa güvenle mi geçireceğidir.
Bir Sonraki Basamak: Onuncu Sınıfa Sağlam Geçmek
Dokuzuncu sınıf tek başına bir yıl değil, üç yıllık bir yapının zeminidir. Onuncu sınıfta fonksiyonlar, polinomlar ve olasılık geldiğinde öğrenci ilk kez gerçekten soyut düşünmek zorunda kalır. Fonksiyon kavramını anlayamayan öğrencilerin büyük bölümünde asıl sorun fonksiyon değil, dokuzuncu sınıfta yarım kalmış denklem ve küme bilgisidir.
Bu yüzden yılın son bölümünde gözümü hep bir sonraki seneye çeviririm. Nisan mayıs aylarında öğrencinin zayıf kaldığı başlıkları listeler, yaz için kısa bir köprü planı çıkarırım. Onuncu sınıfın nasıl bir yıl olduğunu ve orada nelere dikkat ettiğimi merak eden veliler 10. sınıf online matematik özel ders yazıma göz atabilir. Aynı öğrenciyle üç yıl çalışmanın en büyük avantajı, her eylülde sıfırdan tanışmak zorunda kalmamaktır.
Yaz aylarında yürüttüğüm 9. sınıf online matematik özel ders çalışmaları genellikle kısa ve hedeflidir: haftada bir gün, yalnızca zayıf iki üç başlık. Bu kısa köprü, eylülde onuncu sınıfa girerken öğrencinin elinde eksik konu bırakmıyor. Bu bütünlüğü kurmak istemeyen, yalnızca belirli bir konuda destek arayan öğrencilerle de çalışıyorum. Kimi öğrenci yalnızca üçgenler için sekiz hafta geliyor, kimi öğrenci yıl boyunca düzenli devam ediyor. Hangi düzenin size uyacağını ilk görüşmede birlikte karar veriyoruz; sistemin tamamını matematik özel ders sayfamda anlattım.
9. Sınıf Online Matematik Özel Ders Sürecinde Velinin Rolü
Lise çağında velinin rolü değişir. Ortaokulda ödev kontrol eden veli, lisede kontrolcü olmaya devam ederse öğrenciyle çatışır. Benim velilerden ricam ödevi denetlemek değil, üç şeyi izlemektir: ders saatine zamanında oturuyor mu, ders sonrası kendi başına soru çözüyor mu, matematikten söz ederken tonu nasıl? Bu üçü iyiyse not zaten gelir.
Ben de süreci şeffaf yürütürüm. Ayda bir kısa bir değerlendirme yaparım: hangi konular tamamlandı, hangi hata tipleri azaldı, hangi başlık hâlâ zayıf. Abartılı iyimser konuşmam; bir öğrenci geride kalıyorsa bunu zamanında söylerim. Velinin bir eğitim sürecinden isteyeceği en değerli şey, kötü haberi geç öğrenmemektir.
Bir uyarı da şu: dokuzuncu sınıfın ilk yazılısındaki düşük not tek başına felaket değildir. Bu not çoğu zaman uyum sorunudur ve doğru müdahaleyle iki üç ay içinde toparlanır. Asıl tehlikeli olan, o notun ardından öğrencinin kendisine "ben matematikçi değilim" etiketini yapıştırmasıdır. Bu etiket bir kez yapıştığında, sonraki üç yıl boyunca sökmek çok daha zor oluyor. 9. sınıf online matematik özel ders desteğinin en önemli işlevlerinden biri, o etiketi daha yapışmadan çıkarmaktır.
Ücretsiz Tanışma Dersiyle Başlayalım
Bir öğretmenin size uygun olup olmadığını konuşarak değil, bir ders yaparak anlarsınız. Bu yüzden çalışmaya başlamadan önce ücretsiz bir tanışma dersi yapıyorum. O derste öğrencinin nerede olduğunu görüyorum, birkaç soruyla temeli tarıyorum ve yılın nasıl ilerleyeceğini somut biçimde anlatıyorum. Öğrenci ekran düzenini deniyor, ben de onun çalışma temposunu görüyorum. Kimse imza atmadan önce ne alacağını bilmiş oluyor.
Bir 9. sınıf online matematik özel ders programına ne zaman başlanacağı sorusunun cevabı da hep aynı: mümkün olan en erken tarih. Eylülde başlayan öğrenciyle ocakta başlayan öğrenci arasındaki fark yalnızca dört ay değil, kaçırılan konuların üzerine binen konuların ağırlığıdır. Yıl ilerledikçe hem konu birikir hem de öğrencinin özgüveni aşınır. Erken başlamanın maliyeti düşük, geç kalmanın maliyeti yüksektir.
Öğrencinizin dokuzuncu sınıf matematiğinde nerede durduğunu birlikte görmek isterseniz bana ulaşın; tanışma dersimizi planlayalım ve yılın haritasını çıkaralım. Ayrıca ders dışında da destek almak isteyen öğrenciler için konu anlatımlarını ve soru çözümlerini paylaştığım Özel Ders Matematik YouTube kanalımdan yararlanabilirsiniz.